İnsan bedeni kumasla yapılan sanata bir zemindir. Amaç her zaman için bedeni kullanarak ruhu giydirmek olmalıdır. O nedenle kimin neyi nerede ve ne kosullarda ve hangi konumda gıyeceği çok onemlidir. Bu yüzden giydireceğiniz bedeni tanımanız gerekli. Bir takım önemli ip uçları gereklidir...

Sezgiler insanı yaratıcılığa götürür ve herkes kendine göre yorumlar. Bir konsept üzerinde çalışmak heycan yaratır. İnsanı daha üretken kılar ve aslında yaratıcılğın sınırı yoktur. Sınırları kendiniz koyarsınız. Yaratıclıkta sınırsız algı ve düşünce çok önemlidir. Bol bol hayal kurmak gerek. Sık sık öz eleştiriler gerek. Tasarımları tekrar tekrar kafanınzda denetlemek gerek. Algı kalitesini hep yüksek tutmak gerek. Renkler hayallerinizi tanımlamalı. Kumaşlar ne kadar hissettğinizi vurgulamalı. Kesimler ellerinizle o konsepti ne kadar yoğurduğunuz göstermeli...

Kolleksiyonlarda bir akım olmalı. Bir film gibi akıp gitmeli insanın gözünde. Tek bir elbise bile olsa o giyenin bir anlık hikayesine bir film olmalı. O kıyafet gün boyu o bedenin üzerinde bir kimlik gibi taşınmalı, sırıtmamalı...
Bu güne kadar; "Yeşilçam Filmleri", "Orman", "Donma Noktası", "Gölgede 30 Derece", "Osmanlı Yeniden", "Anadolu Ekspresi", "İp" adlı kolleksıyonlar hazırlandı. Amatörce çalışılmış yıllara değinilmedikçe... Esma Sutan yalısındaki bir ayakkabı firması için gösteri amaçlı hazırlanmış koleksiyon, özel bir heyecan tattırmıştı. Miss F-TV seçiminde, Fashion TV tarafından finlasitleri giydirmek üzere seçilen Türk tasarımcılardan birisi olarak hazırlanan kıyafet çok keyifliydi ve çok da özeldi.

ODTU'den bir kimyager olarak mezun olmak, devamında master tamamlamak, üniversitede arastırma gorevlisi olarak çalşıtıktan sonra doktora aşamasında herşeyi bırakıp, bu bilinmez denize açılmak, aslında ıçteki büyük tutku ve vazgeçilememiş heyecanın adıydı. Ve şimdi farklı kulvarda yitirilmiş yılların ardından, büyük bir süratle koşulmaktadır. Daha iyisini düşünerek, daha iyisini yorumlayarak ve daha iyisini üreterek... Görüşmek üzere...